| BASIN AÇIKLAMASI 64 | |||
|
Tarih: 05.07.2009 Başbakana İstanbul Üniversitesi'nin fahri doktora vermesi, üniversitelerimizin özerklikten ve bilimsellikten ne kadar uzaklaşmış olduğunun kanıtlarından biridir. Anımsanacağı üzere İstanbul Üniversitesi’nin rektörü, üniversitenin demokratik tercihini yok sayarak Abdullah Gül tarafından atanmıştı. Dolayısıyla kendi atadıkları bir kişinin, kendilerine ödül vermesi doğaldır. İstanbul Üniversitesi’nin özerk ve demokratik yapılanması içerisinde böyle bir durum elbette ki düşünülemezdi. Nitekim, böyle bir yapılanmanın ortaya çıkarmış olduğu, örneğin Kemal Alemdaroğlu’nun, böyle bir tercihi nasıl değerlendireceğini ve ne ölçüde yanında olacağını tahmin etmek güç olmasa gerektir.
Bir kişiye fahri doktora unvanı verilmesi için üniversitenin
takdirlerini kazanacak bilimsel veya bilime yararlı bir çaba sergilemiş,
eser bırakmış olması gerekir. Herhalde İstanbul Üniversitesi topluluğu
başbakanın dokunulmazlığının kalkması beklenilen 10 kadar suç dosyası
nedeniyle ve Anayasa Mahkemesi’nin bu iktidarın laikliğe karşı
tutumların odağı olduğunu belirlemesi dolayısıyla böyle bir ödül vermiş
olamaz. Nedenlerinin, üniversite rektörüne sorulması daha uygun
olacaktır. |
|||
|